Hani
derler ya, “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.”
Bize
de Mart kapıdan baktı, bizleri bahar şarkılarıyla kapıda karşıladı. Baharın
neşesi ile başladık atölyelere...
Canlandı
kitaptaki timsah, gezindi kitapların arasında, bir oraya bir buraya, hani nerede
bu timsah, bulan var mı timsahı?..
Gözlerimiz
kapalı doğayı dinliyorum, sanırım kapatamıyorum, bir şey eksik! İşte, artık
kumaşlardan diktiğimiz göz bantları. Şimdi gözlerimizi kapatıp dinleyebiliriz
doğayı.
Doğayı
dinlerken rüzgar esti rüzgar güllerinden geçerek, sevgi getirdi, çiçekler
getirdi bizlere, çiçek çocuk oldu kimisi yüzümüze esti, kimisi dikilmek için
bahçemize, kimisi de el emeği yaptığımız ekmeklerimizin üstüne. Ekmeklerin en
güzeli ÇBKD çocuklarının el emeği ile yaptığı ekmeklerdir.
Sebze
bahçesinin en hareketli dönemi ilkbahardır. Tohumlar çimlenir ve ilk ekinler
hasada hazır hale gelir. Ekmeklerin üzerinde de sebze bahçeleri, renk renk
gelincik çiçekleri...
“Kadınlar
vardır!” dedi çocuklar. Mart ayının rengi ile taşlar boyadılar.
Doğada
bir böcek korktuğunda nasıl şekil alır? Bildiniz mi? Doğada merak edilecek ne
çok şey vardı. Yaprakların arasında, çimlerin altında, taşların üstünde, ne çok
soru var böyle...
Doğanın
içinde baharın esintisiyle oyun kartlarımız eşlik etti bizlere. Baloncuklar
uçuştu etrafımızda, baloncuk kadar hassastı dostluklarımız da.
"İlkbahar
geldi ve kuşlar onu şarkılarla karşılıyor." diye yazmış Vivaldi.
Vivaldi’nin müziğinde kemanlar kuş seslerini taklit eder.
Baskı
ve kolaj çalışması kumaşlarla buluşunca rengarenk boyalarla kendi kumaşımızı
tasarlamak bir hayli keyif verici.
Yaşamımızı
renklendiren boyalar... Hayalimizdekini kağıda dökmemizi sağlayan, ayrıca hayal
gücümüzü geliştirmede şüphesiz en önemli araç olan boyalar. Pastel boyanın
nasıl bulunduğu dair fikirlerimizi birbirimizle paylaşarak pastel boyanın
tarihine yolculuk...
Karahindibalar
sarmış dört bir yanımızı kokladık, inceledik, kurutmak için topladık. Hayata çocukların gözünden
bakmaya çalıştık. Karahindiba nasıl bir bitkidir? Bitki midir, ot mudur, yoksa
çiçek midir? ÇBKD çocuklarından heybelerine
Karahindiba var... Kurudu birkaç güne karahindibalarımız, sonra da hop çaylarımızın
içine... Sıcacık karahindiba çayı ne güzel gidiyor sohbetle...
Yazarlar
geçidi var derneğimizde, Can Göknil’in Kurtçuğun Hayvan Bilmeceleri ve Kirpi
Masalı kitapları, Mehmet Barış Albayrak’ın Kırmızı Top kitabı. Oyunlarla,
sanatla, müzikle eşlik ettiler atölyelere...
Şiirler,
Mart ve Mini ne güzel söyledi. Şiirler ile günümüzü şenlendirdi.
Oyun
yoluyla düşünmek için fırsatlar yakaladık. Kimi zaman sorular kaçtı biz
kovaladık. Uzandık çimenlere kendimize düş çadırları kurduk, gündüz düşlerine
yattık. Uyandığımızda doyasıya oynadık. Yalınayak yapraklara, çimenlere,
taşa,toprağa, suya atladık. Martın soğuk günlerinde sıcacık bir çorba düşüyle
tarhana çorbası yaptık.
Sanat
Atölyesinden kediler miyavladı, diğer atölyemizden tarhana çorbası fokurdadı.
Tarhana çorbasının mis kokuları yayılırken, kediler dans etmeye kalktı.
Dokunmaya,
koklamaya, işitmeye çalıştık. Mart ayında da oyun oynamaya doyamadık.
Bulmacalarda
gizlenmiş hayvanlar, yerleştirilmeyi bekleyen puzzle parçalar, cırt cırt
toplar, yerimizi kapmaya çalışanlar,
mutluluğu alıp kaçanlar, yakalayıp içine koyanlar. Mutluluk Gününde serçeleri
de unutmayanlar. Van Gogh’un sevdiği renkleri bulanlar, Yıldızlı Gece ile Van
Gogh’u anlamaya çalışanlar. Kendi dönen pervanelerini tasarlayanlar, Johann Sebastian Bach’ın
kelebekleri ile uçanlar...
Mart
ayında anlatacak ne çok şey var. İyi ki ÇBKD çocukları var.
ÇBKD - 31 Mart 2021
Yorumlar
Yorum Gönder