Atölyelerimize çocukların düşündüğü, kullanmadığı eşyaları bağış için gönderecekleri eşyaları düzenleyerek başladık. Hepsini tek tek ayırıp kolilere yerleştirdik. Sıkıca bantlandık. İşte gönderilmeye hazırlar.
Oyun atölyemizde koca koca kuleler yıkılsa da düzelirler, haydi hızlıca götürüp kat kat dizelim. İşte oyunumuz heyecanla izleyelim.
Kuleler örüntüler birbirini izlerler, hangisi geliyordu acaba? Haydi dizelim sırayla.
Müzik ve dans atölyemizde gösteriler gösteriler, hepsi efsaneler. Dans için her köşede biri, çalışıyor istekli.
Fen ve doğa atölyemizde
Sabah Zeynep İle çiçekleri sularken bir bitkiden kopan yaprağı fark ettik. Öğleden sonra bu bitkiyi hep birlikte araştırıp adının Aloe Vera olduğunu öğrendik. Meğer ne bereketli bitkiymiş kremleri, ilaçları, diş macunları ve şampuanları yapılıyormuş. Bizim çocuklar söyledi hepsini. Annelerimiz yüzlerine sürüyormuş öyle dediler.
Martı Jonathan Sanat atölyemizde çocuklar bizleri nasıl görüyorlardı. Biz iki atölyelistin karikatürünü çizdiler. Bir tarafta Hülya bir tarafta Gülsüm öğretmen, hepsi gözlemlerini dikkatlerini bize odakladılar. Sonucunda çok komik resimler çıktı.
Drama Atölyesinde herkes bir nesne oldu diğer arkadaşı da onun bir parçası. Süpürge oldu biri diğeri faraşı, tost makinesi idi biri diğeri ekmeği, birlik ile nesneleri tamamladık.
Atölyelerin sonunda ise dün yaptıklarımızı inceledik. Parkta çocuklarla poğaça paylaşmıştık onları inceledik. Herkes çok mutlu idi fotoğraflarda. Paylaşmanın ne kadar mutluluk verici bir şey olduğunu bir kez daha anladık.
Oyun atölyemizde koca koca kuleler yıkılsa da düzelirler, haydi hızlıca götürüp kat kat dizelim. İşte oyunumuz heyecanla izleyelim.
Kuleler örüntüler birbirini izlerler, hangisi geliyordu acaba? Haydi dizelim sırayla.
Müzik ve dans atölyemizde gösteriler gösteriler, hepsi efsaneler. Dans için her köşede biri, çalışıyor istekli.
Fen ve doğa atölyemizde
Sabah Zeynep İle çiçekleri sularken bir bitkiden kopan yaprağı fark ettik. Öğleden sonra bu bitkiyi hep birlikte araştırıp adının Aloe Vera olduğunu öğrendik. Meğer ne bereketli bitkiymiş kremleri, ilaçları, diş macunları ve şampuanları yapılıyormuş. Bizim çocuklar söyledi hepsini. Annelerimiz yüzlerine sürüyormuş öyle dediler.
Martı Jonathan Sanat atölyemizde çocuklar bizleri nasıl görüyorlardı. Biz iki atölyelistin karikatürünü çizdiler. Bir tarafta Hülya bir tarafta Gülsüm öğretmen, hepsi gözlemlerini dikkatlerini bize odakladılar. Sonucunda çok komik resimler çıktı.
Drama Atölyesinde herkes bir nesne oldu diğer arkadaşı da onun bir parçası. Süpürge oldu biri diğeri faraşı, tost makinesi idi biri diğeri ekmeği, birlik ile nesneleri tamamladık.
Atölyelerin sonunda ise dün yaptıklarımızı inceledik. Parkta çocuklarla poğaça paylaşmıştık onları inceledik. Herkes çok mutlu idi fotoğraflarda. Paylaşmanın ne kadar mutluluk verici bir şey olduğunu bir kez daha anladık.







Yorumlar
Yorum Gönder